24 Ekim 2017 Salı

Tasarım Çalmak !

Gelişmiş taklit yeteneği ile sanatçılık veya sanat dili ile tasarım sürecine katılabilme halinin çok acımasız sonuçları olur.

Mesele güzel çizmek veya çok güçlü bir taklit yeteneği sayesinde çarpıcı görsellere imza atmak ise zaten bunun kendi adıyla yeri var. Foto gerçekçi benzetim diyoruz buna. Bu şekilde çalışmayı tercih eden pek çok çizer var. Çok da güzel emekler sergiliyorlar.

Sorun tasarımcılığın ardında olması gereken "çizgiyle düşünebilme" yeteneğinin geliştirilmemiş olması nedeniyle içine düşülen çaresizliğin tasarımcıyı çalma eylemine doğru yöneltmesidir.

Eğer çizgiyle düşünebilmeyi doğal bir üretme oluşturma tekniğine dönüştürmezseniz, var olanı, üretilmişi ve özellikle de kalite sınırlarını belirgin bir şekilde yakalamış olan biçimleri olduğu gibi kullanma durumu yani kaba adıyla çalıntı yapma hali kaçınılmazdır. 

  
Bu bir alt benlik tuzağıdır. Haz peşinden ayrılamamanın bedelidir. Ayrıca bir üst benlik kazığıdır. mükemmeliyetçiliğin en kısa yoldan bencilce elde edilme durumudur. Bu iki alt ve üst benlik alanı o kadar baskındır ki, eyleme geçme noktasında benliğiniz yani egonuzda kalmışsa biraz ahlak kırıntısı, o da anında devre dışı kalır. Robot gibi emredileni yaparsınız.

Büyük bir ihtimalle de tedavi edilebilir. İlk şart bu gerçeği kabul edip yüzleşme cesaretini gösterebilmektir.

Bu tuzağa düşmemenin şartı da isteklerinizin değil, olması gerekenlerin peşinden gitme şartıdır.
bu şartın yerine getirilmesi de aşağıdaki konularda sürekli bitmeyen bir çalışma içinde olmaktır.
analitik düşünmek
Çıkarım yapabilecek kadar bilgili ve faklı açılardan bakabilmek
Sonucu bitmiş olarak görebilmek için 3 boyutlu düşünebilmek
Onu görselleştirebilmek. 2d - 3d veya maket olarak.

Sonrası kendiliğinden gelecektir. Doğadan gerçek anlamda alıntı yapabile yeteneğiniz gelişir ve özümseme sonucu yenilem süreci doğurganlığı başlar.

özgürleşirsiniz.. :)

Mehmet Naci Dedeal 

15 Ekim 2017 Pazar

Örüntü ve Ritim Nedir?

...

Matematik, geometride bolca duyulan bu terim, tasarımda da sıkça kullanılır.
Ürün tasarımındaki özgünlük arayışlarımızda kaçındığımız bir şeydir örüntü. Ama ritim varsa kaçınılmaz olarak yer alır.

kısaca:
Hedefte çözülecek anlam içeren bilgi birimidir örüntü . Ritim de bu bilgilerin çeşitli sıralamalarla tekrarlanması ile elde edilir.

kabaca:
mutfak fayanslarınız örüntüdür.
fayansların arasında belli aralıklarla dizdiğiniz diğer fayansla elde ettiğiniz sonuç ve eylem de ritim.
Tabi o ritim için kullandığınız diğer fayans da başka bir örüntüdür.

Yeni yaşam biçimimizde endüstrinin "şimdi sıra bunda" dediği akıllı üretim teknikleri ve onun denetimi olan otomasyon sayesinde özgünlük yerini sıradanlığa terk etmiştir. ( çok uzun sürmeyecek 15 yıl kadar ancak sürdürülür )

Doğal olarak bu sıradanlığın üretimi olacak ürünler ve onların tasarımcılığı söz konusudur. Tasarımcıların niteliklerinin kısıtlanmış olarak eğitiminden amaç da budur.

Tam ortamda tam uyum ilkesi gereği bu sistemin öğrencisi, öğretmeni, sanayicisi, üretim yöntemleri, pazarlamacısı, sunum teknikleri ve tüketicisi de buna göre yeniden planlanır.

Peki yeni tasarım tipi gelişiyorsa yada zaten geliştirilmiş ve yaygınlaşması için gerekli tasarımların ürünlere yansıması nasıl olur.

Önce "bu sistemin içinde olmak yada olmamak" gibi bir karar verilmesi gerekir.
karar olmak ise sonrasında elde etmek istediklerinizi listesini çıkarmalısınız. İster maddi, ister haz çerçevesinde olsun. Veya hepsinden biraz da diyebilirsiniz.
Sonra hedefinizi belirlersiniz.

Bu sayede oluşacak yeni ritimde hangi örüntü olmaya karar verdiğiniz ortaya çıkar.
Sonra sürece katılım için gerekli adımları atmanın yollarını aradığınızda doğru yere bakmaya başlarsınız.

İşte öğrenmeyi öğrenmek burada başlar.

küçük bir uyarı. Bu  öğrenmeyi öğrenerek elde edeceğiniz edinimleri kişilik gelişiminize katmayın. Kimliğinizi belirlemesin. Sadece hizmet olarak yapın.

Kolay gelsin. :)

Mehmet Naci Dedeal
Öğretim görevlisi  :)

20 Haziran 2017 Salı

Yeni Çağın Tasarımcı Hedefleri

Yeni tasarımcılık yolunda yeni hedefler ..

Çağı anlamak öğrenmeyi öğrenmek ve küresel dilde anlatabilmenin yeni yollarını bulmak yerine marker ile araba boyamada takılı kalanların şansının olmayacağı dönemler kendini açık ve seçik olarak gösteriyor. Bunlar sanayi 5.0 ( 4 değil ) hareketliliğinin adımlarıdır.  https://wake.com/ gibi..

Tabi önce katılım serbest olacak sonra yavaş yavaş ekipler oluşmaya başlayınca bir tür online danışmanlık süreci ile guruplaşmalar ve guruplara katılımlar ücretli olmaya dönüşecek. Bu çok normaldir çünkü aynı sosyal guruplar gibi herkes kendini önemli yazar çizer tasarımcı olarak göreceği için niteliksiz kalabalıklar oluşmaya başlayacak.. Ardından da standart gurupla gold platin guruplar gibi hiyerarşiler gelişecek..
Bütün bunlar çok kısa zamanda da olabilir. süreyi belirleyecek olan  bu ekipleşme yada küresel tasarım  etkinliğinden tasarımın diğer ayağı yani üretici  tarafı ne kadar kar elde edebileceğinin hesabını yapması olur.. Donanımlı iseniz kendinizi hızla dünyaya açılmış bir halde bulabilirsiniz.

Peki nedir donanımlar?
Kendinizi ifade etmek yerine herkes için anlaşılır dil kullanmaktır. Canlandırma ve grafik bunun en güçlü tabanını oluşturur. Grafik dil ve sinema dilinin uluslararası standartları vazgeçilmez olacak ve yeni teknolojinin bu dillere katılımı ile oluşacak anlatma biçimi çok büyük bir hızla nesil farkı yaratacaktır.. "Çok büyük bir hızla"yı tekrarlayarak vurgulamak istiyorum.

Şu anda ve bu aşamada küresel iletişim kullananlar arasında fark büyük değil. o nedenle treni kaçırmamanızı öneririm.

İletişimde daha fazla insana ulaşmanın amacının gerçekleştiriği çağdayız ve artık ulaşılmasına gerek olan herkese  rahatlıkla ulaşan bir küresel ağ kurulmuş durumda.
Şimdi sırada yeni hiyerarşilerin tasarlanması var ve tam olarak da bnun başlangıç aşamalarındayız .
Bu hiyeraraşilerin tasarımında etkin olan girdilerin teknolojilerinin ulaşılabilirliği, halen biraz fiyat farkı olsa da mümkün.. Ama sonra fark açılacak..

Açıldığı noktada "hiyerarşinin üst dilimlerinde olmak ve vazgeçilmez olarak tercih edilenlerden olmak" yeni tasarımcılık hedefidir.

Bu hedefin "herkes için ulaşılabilirliği" mümkün ise oluşacak kalabalığı nasıl önleriz fikrinin ilk adımı yetenek eğitimini ortadan kaldırmak ve olasılıkları planlı bir şekilde azaltmaktır.
Bu yeni sayısal ortam kapitalimzinin, eskiden destekli kuralı devreye girecektir. yani hak eden kazansın yuvarlaması içinde söylenen ve bizim Anadolumuzda eskilerin ifade ettiği gibi " nefesi olan borazancı başı olur" ( ya da daha argosu. anladınız siz onu )  keskinliği devreye girecektir.

Haberiniz olsun

Mehmet Naci Dedeal..

8 Şubat 2017 Çarşamba

Sanayi 4.0 & Game Over



Sanayi 4.0
Kısaca nedir, ne değildir ve endüstri ürünleri tasarımcıları için şimdi ve gelecek zamanlarda neleri değiştirecek?

Aşağıdaki yazılan ilişkileri sıralı olarak görenler için sanayinin gelmiş olduğu son aşamadır.
İnsan - insan
İnsan -  makine
Makine – makine
Eğer bu yazılanları sıralı olarak görmüyorsanız  
Makine – makine
İnsan – insan
Makine – insan
İlişkisi şeklinde de okuyup bir üstteki sıralamada oluşan algıdan daha güçsüz bir algı oluşmuyorsa sizde, hala sanatçısınız, ama bu aralar endüstri ürünleri ortamında tasarımcı olarak işiniz biraz zorlaşacak demektir.  

Neden?

Çünkü sıralama şeklinde görüyorsanız, insanı bu süreçte yaratıcı unsur olarak değil, hata kaynağı olarak görmeye başlamışsınız demektir.

Sanayi 4.0 dan olumlu beklentileri olanlar ne diyor bu konuda ona bakalım.
Doğrudan kaynak göstererek açıklama yapmak hedef göstermek gibi olacağından genel düşünceyi kısaca ben özetlemeye çalışayım. Çünkü bu yazı bir akademik makale değildir. farklı bir hedef için hazırlanan yazılardan cımbızla kelimeler çekip alıntılama yapmak zaman zaman yazarın ana fikrini göz ardı ederek yazının kullanılması anlamına gelebiliyor.

Şöyle diyor yeni 4.0 sürümü.
“Asıl olan daha çok üretmektir ve bu üretim sürecinde insanın yeri değişmiştir. Yazılımlarla donatılmış ilişkilerin adı bizce akıl demektir ve akıllı nesnelerin aralarındaki internet, sonuca sıfır hatayla ulaşmaya en uygun iletişim anlamına gelir. Çağ akıllı nesnelerin internetini çağıdır. “   

Bunun üretimdeki sonuçları birçok alanda hayatımıza karışmış haldedir. Özellikle otomobil sektöründe gelinen noktada sonuçları rahatlıkla gözlemleyebilirsiniz. Çok özel tasarımları konu dışı bırakırsak, biçimde özgünlüğün bir süredir ortadan kalktığını, logosunu görmeden markaları modelleri birbirinden ayıramadığınızı görürsünüz.

Burada şu bakış açısı ortaya çıkabilir. "Makinelerin ürettiği makineler için geçerlidir bu yaklaşım insana ulaşan her üründe bu nesnelerin interneti iletişimini görmeyebilirsiniz."
Evet, hep böyle başlarlar ikna etmeye sonra insana ulaşan nesneler” akıllanmaya “başladıkça hiçte öyle olmadığını görürüsünüz. Ya da hemen görmek istiyorsanız pencereden kafanızı uzatın ve çevrenizdeki apartmanlara sitelere bakın. Mimarinin bu kazığı uzun zaman önce yediğini fark edersiniz. Sonuç: aynı biçimde binlerce mimari yapı. "Ama çok güzel devasa gökdelenler var " diyenler çıkabilir.  Evet varlar, fakat onlar sadece ana gücün göstergesi ve işlevsel değil. Biçimi ancak ben yaparım diyen küçük bir azınlığın kuvvet gösterisidir.
Yanıt gecikmez “sizi tutan mı var kendi evinizi kendiniz tasarlayın o zaman”
İşte bu aşamada da mimarinin yediği kazığı ancak yasalarla karşılaşanlar bilir.
Ama endüstri ürünleri tasarımında güya “özgünlük veya özgürlük” adına devrimsel bir araç sunulur tasarımcılara

3D Yazıcı.

Kısaca şu demektir “Sanayide seri üretim küreselleşmenin sahiplerinin hakkıdır ve akıllı nesnelerin işidir. Al tasarımcı sen bu 3d yazıcı ile kendini tatmin et”
Bu oyunu ister evinde kendi kendine ister küçük işletmelerde kişiye özel veya genel hizmet adına, istersen kendi tasarım atölyende özgünlük ve özgürlük adına biçimsel arayışlarda, istersen orta boy bir işletme ortamı yarat, riske gir ve çok sayıda ürüne ulaşabileceğin çalışma alanları oluşturarak ticarete dök. Araştırma geliştirme için de kullanabilirsin. Sosyal sorumluluk alanlarında yaratıcı fikirlerle insanları mutlu edebilirsin. Ama lütfen asıl üretim alanlarından, seri üretimden uzak dur.
Çünkü ben küreselleşmeyi planlayıp sunduğumda sen küçük menfaatlerin için gelenekten, yöreden, kültürden, ulus devlet kavramından vaz geçmeyi göze aldın. Paranı, siyasetini, sanayini ve onlara bağlı eğitimini tek tip yapmayı tercih ettin, buna da ses çıkaramazsın artık. 😊

O zaman çok yetenekli tasarımcıya ihtiyaç yok. Nitelikli personele dönüştürülmüş mühendis kafalı eli kalem tutan tipler gerekiyor. Zaten eğitim tipini tekelleştirdikleri için yeni sanayi sürümünün ihtiyaç duyacağı personel yetiştiriminde tek kararla tüm okulları aynı şablonla yönetmek de mümkün. Aykırı düşebilecek bazı ekollerin kendilerini koruma mekanizmaları gelişmemişse bu onların suçudur. Ekollerinin farkında değillerse yok olmaya razılar demektir. Ya piramidin tepesinde biçim oluşturmaya layık güçte yenilemeler yaparak kendilerini korurlar ya da diğerleri gibi olurlar. Çünkü mutlaka yaratıcı gücü kullanacak tasarımcı tipi gerekiyor ama her şeyi tepeden yönetilen bu sanayi yaklaşımında o kadar çok sayıda olmalarına da gerek yok!

Buyurun cenaze namazına. 😊

Peki gerçekten bu şekilde mi sürecek atlanılan bir konu, unutulan bir etken yok mudur?   

Olmaz mı.. Gözünde dolarlar uçuşan, hırstan çılgına dönmüş şekilde dolanan kesim,  yazılımlarla programlanmış makinelere hükmetmeyi tanrı olmakla eşleştirirken en değerli malzemesini unutur. İnsanı unutur. Mitolojide ve neredeyse tüm inançlarda tanrının yok oluşu insanların ona inanması ile gerçekleşir. Sonuç hep aynıdır insan kazanır.

Peki şimdi ve kısa dönemli süreler içerisinde endüstri ürünleri veya ürün tasarımcılarının ne yapması gerekir?
Yukarıda “bu oyunu ister…. “  Şeklinde başlayan paragrafa bakınız. Oralardaki kategorileri zenginleştirip içlerinde kendinize ait yer bulun veya ortamın olanaklarını değerlendirin. Hayır ben ana şablonda çalışacağım ve ana biçimi tasarlayan yerlerde yer alacağım diyorsanız bu biçimlendirmenin gereği olan çalışma disiplininde kendiniz eğitmeye başlayın ve olmanız gereken yerde olun. Keşfedilmeyi beklemeyin. Yeri neresiyse oraya gidin. “Tam ortamda tam uyum ilkesini asla unutmayın “

ayrıca dikkat edin,3d yazıcı teknolojisi yetenekleri veya malzemesine göre tasarım biçimlendirmeye çalışmak büyük bir hataya neden olabilir. Tıpkı 3d yazılımların size verdiği üretme biçimlerine yazılımların yeteneklerine bağımlı kalarak biçim üretmek ve tasarımcı olmaya çalışmak gibi bir facia ile karşılaşabilirsiniz.
Tasarımcılığınız yazılımın bir sonraki sürümün gerçekleşmesine kadar bekleme konumuna geçer ve trajikomik bir tükenme sürecinde problemli bir hayatınız olur

Sanayi 4.0 bir devrim midir? tabi ki hayır. Fakat içerdiği yapıda devrimsel yoğunlukların benzerliği algısı vardır. O nedenle rahatlıkla “devrim” olarak ifade edilmektedir.

Farkında olmayı "isyan etmek" ya da "her şeyi sil baştan yapalım" savaşında mı kullanırsınız, yoksa süreçten insana mutluluğu verme adına elde ne varsa kullanma yolunu mu tercih edersiniz bilemem. Veya “aslında şu şekilde de yaklaşılabilir” diye fikriniz mi oluşur o konuda da bir öngörüm olamıyor.

Karar sizin. Dostça kalın..
Mehmet Naci Dedeal
Dostunuz… 😊