Geçen 5-10
yıl içerisinde sanat tasarım ve üretimin diğer tüm alanlarında önümüze konulan
ve aman buna dikkat edin dışında kalmayın uyarıları ile korkutula bir kavram
balonu artık gereksiz kaldığı için söndürülüyor. Sürdürülebilirlik.
Eğitim
sistemimiz tamamen endüstri devriminin sonucudur. Endüstri devriminin ardından
bu sürecin yaşatılması için gerekli adımlarda eğitim ayağı olarak şunlar
yapılmalıdır denildi ve günümüze kadar da değişimlere uğrayarak
uygulandı. Burada ki devrim kelimesi sizde ne gibi duygular
uyandırıyor bilemem ama İran'da da devrim yapıldı unutmayın.Geçen 10-15 yıl içerisinde yaşadığımız teknolojik gelişmeler insanlık tarihinin en hızlı değişimlerini bize yansıttı. Sayısal ortam neredeyse bildiği her şeyi bize gösterdi biçime dönüştürdü ve sattı. İletişim alanında daha önce benzeri görülmemiş hızlarla karşılaştık. En son teknoloji ürünü diye bildiğimiz ya da bize sunulan ürünler 3 ay sonra eski teknoloji halinde çöpe dönüştü. Her zaman şu soru akılda kalır
Yahu kim
yapıyor bunları?
Özellikle endüstri ürünleri tasarımı öğrencileri için dev karanlık bir kuyudur bu alan.
Sürdürün, yapmayın yeni bir şey dediler. İlk hedef
eğitim öğrenim ortamları oldu. Yapma eyleminin baş aktörleri yani yaratıcı zekâ
ve sanat yeteneği gelişimine dair ne varsa ortadan kalmaya başladı. Çünkü
eğitimli bir sanat yeteneği yapmadan duramaz. Yaptığınızda da kullanıcı
talebini oluşturursunuz. Kullanıcı talep etmeye başlarsa yanıtlamak
zorundasınız ki bu da “sürdürün” diyenlerin işine gelmez.
Nereden gözlemeye başlayacağız? En sağlam sektör
otomobil sektörüdür. Şimdilerde bunun gücüne taşınabilir iletişim araçları da
elendi ama aynı seviyede değiller.
O zaman tekrar otomobile dönelim.
Avrupa, Uzakdoğu ve Amerika 3 büyük üretici gurup ve
genelde kullanım tiplerine göre de araç sınıflandırmaları var. Bu araç
sınıflandırmaları toplumsal hiyerarşinin de ta kendisi aslında.
A sınıfı ucuz ekonomik
B sınıfı evinizin ikinci arabası olabilecek nitelikte
C sınıfı ise halk araçlarının en son seviyesi. Yani halk
paketinin en üst çizgisi. Simgesi de vw golf
D sınıfı işadamı paketi başlangıç seviyesi ( passat gibi)
bu paketin içineki arabaların içine ne kadar aile kalabalığı koysan da asla
aile arabası olmaz görünüm D sınıfında görünüm alt seviye müdür arabasıdır.E sınıfı üst düzey yönetici ve patron altı seviyesi
F sınıfı bu paketin üst sınıfıdır. Sahip, en üstteki
adam
Sonraki sınıflar ise tamamen lüks tüketim içindir sınf
bile denmez çünkü toplumsal kalabalık içindeki diğer sınıflarla aynı kullanıcı
sayısına sahip değildir. Seviye yükseldikçe sayılarını parmakla ifade
edebilirsiniz.
Ara guruplar ve kendi içindeki sürümleri de sayarsanız
10-15 sınıflık bir ürün yelpazesi çıkar. Dünya halklarının hiyerarşisi bu
kadardır. Avrupa birliği bankası Almanya’da dünya devi araç firması da alman ve bu devin Avrupa birliği mali kasasının en büyük hissedarı olduğu da biliniyor
Almanya hükümeti, 2030 yılından itibaren yeni benzinli otomobil
üretimine izin verilmeyeceğini resmen ilan etti.
Benzer bir açıklamayı Norveç hükümeti de yapmıştı ama “zaten zengin memleket
eğleniyorlar kendi kendilerine “ diye yankı uyandırmamıştı.
Sonra Almanya devam etti açıklamalara link de buradaVolkswagen’in otomobil sektöründeki yeni döneme ayak uydurması gerektiğini kaydeden VW Ceo’su Matthias Müller, yeni stratejilerinin, elektrikli motorlara ve sürücüsüz otomobillere ağırlık vermek olduğunu söyledi. Şirketin geleceğine dair yapısal değişiklikler hakkında açıklamalarda bulunan Müller, 2025 yılına kadar 30 farklı elektrikli otomobil geliştirmeyi hedefledikleri duyurdu.
Teknolojik mega trendlerin
müşterilerin beklentilerini dramatik bir şekilde değiştirdiğini ve geleneksel
ticari anlayışı değişime zorladığını kaydeden Müller, yeni teknoloji ve
yazılımlara ağırlık verileceğini vurguladı. Gelecek on yıl içerisinde
piyasadaki her dört otomobilden birinin elektrikle çalışacağını öngören Müller,
VW’nin aynı zamanda akü teknolojisi geliştirmek istediğini de söyledi.
Müller’in ifadesine göre, VW kendi akü fabrikasını kurma konusunda da
çalışmalar yürütüyor.
MODEL SAYISI DÜŞÜRÜLECEK Volkswagen bünyesinde yer alan 12 marka altında şu anda 340 model otomobil üretiliyor. Yeni dönemde model sayısının düşürüleceğini belirten Müller, bugüne kadar 12 farklı kategoride yapılan üretimin de ekonomik, geniş iç hacim, premium ve spor otomobiller olmak üzere dört kategoriye indirileceğini söyledi.
Yani diyor ki
toplumsal hiyerarşiyi yeniden planladık. Başka bir deyişle çok kademeli olup
göze çarpmayan eski usul kast sistemini artık görünür hale getirdik ve
denetlemek için de çok kanatlı yelpazeye gerek yok. 4 gurup yeter
Ekonomik: Bildiğin
halk
Geniş iç
hacim. Esnaf . ama biraz büyük esnaf…)
Premium: Bu
büyük esnafın ya da paraya bir şekilde büyük bulmuş olanın ev arabası
Spor otomobiller:
Halk olmayanlar :)
Böylece sürdürülebilirlik kavramını kenara koyabilirsiniz de diyor bize
büyük patronlar. Zaten 2030 demiş bu demektir ki 2020 ye kadar vaktiniz var
sonrasında yasalar kararnameler, hizmet kesilmeleri vs gibi sebeplerle sizin
ısrarla sürdürmeye çalışacağınız her aşama duvara çarpıp kırılacak. Avrupa
birliğinin bankası olan bir yer bunu yasak olarak yaşama sokuyorsa. Yeni
teknolojide düğmeye basılmıştır. Büyük bir ihtimalle yakın gelecekte çok fazla
patentin devreye girmesiyle 3. dünya ülkeleri paketlenip çöpe atılmak üzere
kenara koyulmuş insan yığınına dönüşecek.Geleceği görmek için kâhin ya da dahi olmaya gerek yok. Dizilmiş taşların gösterdiği yola bakın yeter.
Araba üzerinden açıkça gösterilen bu kast sistemi yaşamın her alanında toplumsal gerçek olacak. İnanmayan yaşayıp görür. ) Olacak çünkü.
Tasarımcılar bu kast sistemini nasıl okurlar, çözerler ve kendilerine yeni yollar çizerler. Cevap basit. Yeni kast sisteminiz yukarıda yazılı. Üretim gamınızı buna göre yeniden düzenleyin. Ya üst seviyeye az ama çok paralı işler yapacaksınız, ya da al katmandaki kalabalığı hedefleyerek ekonomik ama sürümden kazanacağınız ürün yelpazesini çözümleyeceksiniz. Bu da çok geniş bir alanda çalışacağınız için tasarımda biçime ulaşmak şartını ortaya koyar.
Peki tasarım dünyasına yeni atılanlar veya atılmakta olanlar ne yapmalı? Panik yapmayın, boşuna kendinize zarar verirsiniz. Çok seçenek kalmıyor elinizde ya gelecek 10 yılların tasarımlarını yapmaya planlayacaksınız kendinizi, ya da uyum yeteneğinizin seviyesini yükselteceksiniz. Yani uyumu hedeflediyseniz, özellikle ekonomik ürün alanındaki çok fazla biçime gerek duyan büyük alanda her türlü ürün üzerinde biçim çalışabilecek uyum yeteneğine ihtiyacınız var. Gerekli olanlar: yaratıcılık yeteneği, çizgi ile düşünebilme, teknolojik ve sayısal ortamla tamamen uyumlu çalışabilme hızı. Uzmanlaşma eğiliminden olabildiğince kaçmanızı öneririm. Bu kadar hızlı değişen yönelimler yetkinlikleri uzmanlık olarak değil denetleme ve uyum olarak isteyecektir.
Ya eğitimciler? 5 yıllık plan yapıyoruz 1. Yılla 5. Yıl arasında dünya değişiyor ama eğitim öğrenim ortamı çeyrek teker bile dönmeden ilerlemeye çalışıyor. İkinci 5 yıllık plana başlıyorsunuz, ama o kadar hantal ve acemi sistem nedeniyle katlanarak açılan arayı yakalamak imkânsızlaşıyor. Sistem eğitime kendi normallerini kabul ettirmeye çalışıyor. Aslında öğrenim için 10-15 öğrenci almanız gerekirken 35 kişi ile kapıyı açıyor. 35 kişi ile ileri düzey sanat dili öğrenimi yapmak imkânsızdır. Uyum niteliğine uygun öğrenci yetiştirmek de hali hazırdaki eğitim müfredatlarına uygun değil. Müfredatı değiştirdiğinizde de eğitim tipinizi tarzınızı ve geleneksel yapınızı yenilemeniz gerekiyor bu da çok istenen bir şey değildir. Özellikle sanat eğitiminde personel yetiştirmeye yönelik müfredatlar katliamla eş değerdir.
Artık iki tip tasarımcı istiyor endüstri devriminin 2016 sürümü.
Birincisi üst düzey yaratıcılığın istek ve beklentilerine cevap verecek düzeyde tasarımcı ve onun eğitimi
İkincisi de ekonomik ama büyük tüketim alanında kendine yer bulacak uyum yeteneği yüksek genç ve enerjik güç.
Eğitimci, öğrenci, tasarımcı ve firma sahiplerine duyurulur. Yanlış yöne bakmayınız.
Dostça kalın
Mehmet Naci dedeal
Dostunuz: