1 Nisan 2015 Çarşamba
Asıl gündem. 1 Nisan 2015
Son yıllarda hızla gelişen çizim yardımcı teknolojik araçlarımız olmaya başladı. Sonuca ulaşmada sağladıkları hız, denetim ve görsel süslemedeki üstünlükleri nedeniyle tablet ve onun gibi cihazlar her geçen gün daha fazla kullanılır olarak sunumlarda yerini alıyor. Yaşam içerisinde sonuca katkısı belirginleşen ürünler eğitim ortamlarının dikkatini çekiyor ve albenileri ile çekim merkezi oluşturdukları için eğitim ortamlarının öncelikleri arasına girmeye başlıyor. Öncelikle
dikkat edilmesi gereken bir konuyu vurgularsak bu teknolojik cihazlar eğitim için değil, iş için gereklilikleri için tasarlanmışlardır.
İş amaçlarına ulaşmak için iş sektörü belirledikleri hedefe uygun yollar çizer ve bu yolda doğru hareket etmek için gerekli teknolojik araçları dikkatlice planlarlar.
Burada sorun insandır.
İnsan sürece katılımı ile yaratıcılık, çeşitlilik, biçimsel zenginlik gibi nitelik seviyesini yükselten en güçlü öğe olur. diğer yanda insan hatası dediğimiz kayıplar da doğal olarak yaşanır. Fakat bu hatalar da gelişimin girdisi olarak tekrar değerlendirilir.
Peki ya üretim sürecinde sürdürülebilirlik gibi kavramlar altında aslında bir frene basma politikası uygulanıyorsa bu nasıl gözlemlenebilir? Sonucu izlemek basittir.
çevrenize bakarsınız insan çeşitliliğini hata payı yüksekliği olarak gören bir yapı varsa o yapı insanı ve deneyimini ortadan kaldıracak bir düzeni büyük bir şehvetle destekleyecektir. siz olmasanız da olabilecek ve sürdürülecek bir üretim tipini model olarak seçer. Üretimde nitelik değil nicelik devreye girer. Farklılık veya başkalıklar, hata yaratan girdi olarak görülür ve aynılık esas alınır.
Konuyu biraz daha bağlayalım.
Elde oldukça süslü heyecan veren bol efektli işlere uygun kullanımından büyük haz alacağınız ürünler var. Tek sıkıntı bu ürünler özgün ifade için uygun değil. onlarla üretilenlerde sonuç hep aynı oluyor.
Elde sanatçı nitelikleri üstün eğitimi bekleyen az sayıda genç nesil var.
Elde sanatçı nitelikleri iyi üretimde kullanılmayı yeterli gören genç nesil var.
Elde sektör içinde olmaya razı ve sıradan yetenekleri olan çok sayıda genç nesil var.
Eğitim dünyası hangisinin eğitimine öncelik tanımaya yöneltilmelidir ?
Özgün ve özgür eğitim üretim sektörü için ne kadar ekonomik bir yatırımdır. Değeri var mıdır ?
Yetenekli insan, hata yapan ve operatörlüğe uygun olmayan makine elemanı mıdır ?
Sorunsuzca akması istenen düzen için gerekli standart eğitimde, yetenekliler yoğurdun dibini karıştıran kaşık mıdır ?
Cevapları biliyoruz ama, aşağılanan aydın olma niteliklerimiz, Ölüme terkedilen yüzlerce insana umursamayan bakışlarla facebook vs ağlayışlarımızla kaybolan insan değeri bilme gücümüz, benlikle bencilliği, birlikte üretmekle sürü olmayı karıştıracak kadar eksik hale getirilen düşünme sınırımız nedeniyle hipnotize olmuş şekilde boş boş bakıyoruz.
Üretimin ve onunla birlikte olan eğitimin her alanında bu sorular ve yanıtları bizi günümüzden çıkarım yapmaya yeter. Ama konu tasarım ve çizerek düşünen insanların eğitimi olarak benim ilgi alanımda. Günümüz teknolojisinin eğitime yaptığı yatırım dikkatle izlenmelidir. sanayi devriminden bu yana sanayinin biçimlendirdiği eğitim şeklinin yapısı değişmektedir. Sanayi, gelecek için elektroniğe el atarken eğitimi de her zaman yaptığı gibi paspas olarak kullanmayı tercih edecektir. Söz konu olan yetenekli insanlar her zaman bu paspas tavrından kurtulan ve denetlenemeyen olarak kalabilmişlerse bu onların sorgulama yetenekleri ve lider vasıflarından kaynaklanır. Bedelini yalnızlık olarak ödedikleri bu yola yanlış silahlarla girme ihtimalinin fazla olduğu hatta devlet eliyle yanlış yola sokulduğu dönemlerden geçiyoruz. Sanatçı ne kadar devletçidir ona kendi karar verir. Sanat dilini kullanan meslek alanlarında asıl olan insandır.
Özellikle bu alan gönül veren genç arkadaşların birey olarak hayatta kalma mücadelesinden taviz vermemesi ve eğitimdeki kişisel gelişimlerini gereksiz teknoloji ile sulandırmamasını deneyimli
bir çizer olarak ısrarla tekrar ediyorum. Eğitim sonrası ise çok başka bir dünya.
İyi yetişmiş bir çizerin emeğini nerede nasıl değerlendireceği de kendi seçimi olur. Ama eğitiminde şov kaygısı ile doğal olanın geliştirilmesine çelme atılırsa, o ortamda yetişen çizerin uluslararası arenada sanat dili ile kendini ifade etmesinde çok şansı olmaz çıkarımı yanlış olmayacaktır.
akıl ve zaman sizden yana olsun..)